Haber

Biz Karanlık! CHP’li Aykut Erdoğdu Ekonomideki Durumu Açıkladı

İçinde bulunduğumuz dönemler özellikle iktisat ve finans bilenler için çok zor. İşin aslı finans dünyası, ekonomistler, çalışanlar, iş dünyası uzun zamandır konuşulurken, herkesin hissettiği birçok sorunun ekonomi yönetiminden kaynaklandığını CHP eski Milletvekili Aykut Erdoğdu böyle bir açıklama yaptı. Cumhurbaşkanlığı oylamasından sonra ki 14 Mayıs seçimlerinde başımız döndü. Önemli iktisatçıların uzun zamandır dile getirdikleri ‘iktidar değişikliği durumunda görünenin ötesinde sıkıntılar yaşanabilir’ sözü bize hatırlatıldı. Erdoğdu, açık kaynaklardan derlediği bilgileri paylaşırken, bu iddianın doğru olma ihtimali düşündürüyor.

Kaynak:https://twitter.com/aykuterdogdu/stat…

Erdoğdu, “Devletin Genel Durumu” başlığı altında paylaştığı uzun mesajında, 15 Temmuz’dan sonra milli güvenlik ve Fetö ile mücadele için devlette değişen ekiplere de değindi. Kendi konumuzla ilgileniyoruz: Ekonomi.

Erdoğdu, yaklaşık bir ay önce CHP Genel Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini arayarak seçimden sonra kazanılması halinde devralınacak durumu araştırmasını istediğini belirtiyor. Hem ulaşabildiği kaynaklardan hem de kamuoyuna sunulan bilgilerden oluşturulan heyet ile bir araştırma yapılır. Erdoğdu, amaçlarının bu araştırmaların sonuçlarını paylaşmak olmadığını, sonuçların ürkütücü olduğunu, sonuçların hepsini değil, bazılarını paylaşmak zorunda olduklarını belirtiyor ve ekliyor:

Bedel ödemek istemiyoruz. Ama ödenmesi gereken bir bedel olsa bile kaçmayız.

Erdoğdu, “Finans tarafında çok sıkıntı yok” diyen Erdoğdu, vergi altyapısının sağlam olduğunu ancak “vergi ödemeyen imtiyazlı firmalar” olduğunu söyledi.

‘İmtiyazlı şirketlere’ müsamaha gösterildiğini belirten Erdoğdu, vergi denetimleri yapılmadığı, raporların uygulanmadığı, vergilerin silindiği için bunun devletteki teknokrat bürokratlar başta olmak üzere çok rahatsız edici olduğunu belirtiyor.

Kara para ve finansal sistem hataları gibi geniş bir alanda yetki sahibi olan MASAK’ın işlevsiz hale getirildiği belirtiliyor. ‘Kör’ ifadesini kullanırken uzmanların çalışamayacağını ve MASAK’ın yetkilerinin siyasi olarak kullanıldığını belirtiyor.

Erdoğdu, “Hazine’de tablo çok ağır” diyor.

Kadroda büyük sıkıntılar olduğunu, bakan yardımcılarının kendi dar gruplarıyla çalıştıklarını, uzman ve teknik ekiplerin işe karışmadığını belirtiyor.

Maliye’de belirtildiği gibi Hazine’nin gelir açısından vergiler lehine bir sorunu olmasa da sorunun giderlerde yattığı belirtilmektedir.

Erdoğdu, “Borçlarda ve olası yükümlülüklerde korkunç bir artış var” diyen Erdoğdu, seçim öncesi uzmanların korktuğu gibi artan harcamaların Hazine’yi boşalttığını, yıllık bütçede öngörülen açığın neredeyse tamamının harcandığını, BOTAŞ’ın birikmiş görev zararının olduğunu sözlerine ekledi. 300 milyar TL’nin üzerinde, EYT’nin yükü 200 milyar TL. , KKM tablosu net olmayacak şekilde detay vermektedir.

Deprem bölgesi gerekli kaynağın 600 milyar TL olduğunu, gelirlerin büyük kısmının garanti ödemelerine gittiğini, Hazine’nin nakit parasına dokunulmadığını, kamu bankalarından çekilmesi halinde faiz baskısı yaratacağını belirtiyor.

Kamu bankalarının detaylarını açıklayamayan Erdoğdu, seçim sonrası kur ve faiz değişimlerinin kaçınılmaz olduğunu ancak bunun “büyük sorunlar” yaratacağını açıklıyor.

Ayrıca cari bütçenin eylül ayına ulaşmayacağını ve en az 1,5 trilyon liralık ek bütçe şartı olduğu için ek vergilerin yolda olduğunu öngörüyor. Özel bankaların kendilerini bir şekilde garanti altına alarak sıkıntılara hazır olduklarını söylerken, ‘kur veya faiz şokunun’ bankacılık sisteminde sorun yaratmama ihtimaline karşı da uyarıda bulunuyor. Böyle bir durumda Hazine’nin iflas eden bankaları kurtarmak zorunda kalabileceğini de söylüyor.

Uzmanların uzun süredir uyardığı gibi, takipteki kredilerin de ‘yüzdürüldüğünü’ üstü kapalı bir şekilde söyleyerek, Bankacılık Kanunu’nun gerektirdiği şekilde daha fazlasını ifşa etmiyor.

Faiz indirimlerini 2021’de başlatmakla eleştirilen Şahap Kavcıoğlu başkanlığındaki Merkez Bankası’nın “en ağır tabloyu” çizdiğini söylüyor.

Döviz rezervlerinde eksi 70 milyar dolarUzmanlar seviyeyi söylerken 21 Aralık 2021’den bu yana sürekli hesaplanarak 128 milyar dolardan fazla satıldığını söylüyor.

‘Dövize endeksli ama TL’de duran’ KKM’nin 100 milyar doları geçmesine rağmen rezervlerdeki seviyenin gerçekleştiği görülürken, Zorunlu ithalatımızı karşılayacak kadar dövizimiz bile yok.İfadeleri derin bir nefes almamıza neden oluyor.

Bakan Muş’un hep rekor olarak bahsettiği ihracat artışına rağmen dış ticaret açığındaki tarihi yüksek seviyelere dikkat çekiliyor ve yapılan hesaplamalara göre 1 yılda bulunması gereken finansman 200 milyar dolar seviyesinde. .

CDS yani Türkiye’nin kredi risk primi (borçlarını ödeyememe olasılığı) tarihin en yüksek seviyesinde yer alırken, etkilenen borçlanma faiz oranları için ‘tefeci faiziyle borçlanıyoruz’ tanımını kullanan Erdoğdu bu bize hala borçlanacak döviz bulamadığımızı hatırlatıyor.

“Döviz satışları ve altın ithalatı fiilen durdu” derken, rezervlerdeki erime nedeniyle döviz kalmadığını belirtiyor, “Merkez Bankası teknik olarak batık görünüyor” diyor.

Yerli uzmanların yanı sıra dünya çapında birçok önemli iktisatçının uyarıda bulunduğu “borç ödeme krizine girebilir” diyor.

Son olarak tabloyu “Kriz Değil İflas” olarak tanımlarken, “Devletimizin sütunları çürütüldü. Sütunları kesildi” benzetmesi yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilmesi durumunda bu durumu yönetemeyeceğini savunan Erdoğdu, ‘Bundan nasıl kurtuluruz?’ Kurtuluşun bir bedeli var ve bu bedeli hep birlikte ödeyeceğiz” diyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu